Bebeğin yaklaşık olarak üç aylıkken ilk kez gülümsemesi ana-baba için bir sevinç kaynağı olur.Öte yandan,bebeğin ilk gülümsemesi ,bebek eğitiminde atılan ilk adımdır.İlk gülümsemeyle,bebeğin hayatında yeni bir dönem başlar.Bebek,sadece ağzıyla hissetmez,kelimenin gerçek anlamıyla,bilinçli bir şekilde görmeye,işitmeye ve anlamaya başlar.

Bebek,ilk gülümsemesinden sonra hareket eden cisimleri gözleriyle izler,annesini tanır,kendi vücudunu tanımaya başlar.Eskisinden daha uzun süre uyanık kalır ve yakın çevresine karşı ilgi gösterir.Artık bebek,ilk oyuncağına karşı ilgi duyabilir.Renkli perdeler,rengarenk oyun halkaları ,şıngırdaklar,yıkanabilir düdüklü bebekler,ısırma simide ve yumuşak bezden yapılmış çeşitli oyuncaklara karşı ilgisi artar.

Özellikle,ses çıkaran her şey bebekleri sevindirir.Ancak oyuncakların güvenli olmaları,kolayca kırılmamaları,düzgün ve cilalı olmaları,yıkanabilmeleri,boyalarının dökülmemeleri,ısırılmaya ya da atılmaya dayanıklı olmaları gerekmektedir.Oyuncakların seçiminde bebeklerin yutamayacağı şeyleri seçmeye dikkat edilmelidir.Oyuncakları özellikle bebeğin tutamayacağı kadar olmaması da önemlidir.Bebek,elleriyle ana-babayı yoklamak ister,buna sık sık fırsat verilmelidir.

Yabancı Kişiler,Bebek altıncı ayından itibaren yabancıları da tanır.Onların ana-babası olmadığını hemen anlar.Bebeğin,yabancılarla temasında,ana-babasının yanında bulunması,kendini güvende hissetmesi için çok önemlidir.Çünkü bebekler,kendilerini güvencede hissettikleri zaman yabancıları ağlamadan karşılarlar.

Çocuk Bahçesi,Bebek, hareketin zevkini hissetmiş ve emeklemeye başlamıştır.Bebek artık sırt üstü,yüzükoyun dönebilir ve kendiliğinden doğrulup oturabilir.Bu takdirde,bebek geniş bir özgürlük ve güvenle hareket edebileceği bir sahaya ihtiyaç göstermektedir.Çocuk bahçesi bu durumda özellikle yararlıdır.Bahçe içinde bebek korkusuzca bırakılabilir,oyuncaklarıyla oynayabilir ve hareket serbestliği vardır.Ayrıca,dış dünyayla bağlantısını da rahatlıkla kurabilir.